Masabaşı iş ve Kariyeri bırakarak Hollanda'da nasıl tutundum ve nasıl zorluklardan geçtim ?


© görseller telif hakkına sahip olabilir


Merhabalar.

Hollandaca kelimelerimiz  Zakenman :  iş adamı / Business man 
2. kelimemiz ise  Zakenvrouw :  iş kadını
3. kelimemiz ise Hardwerkende... çok çalışkan


Sıcak ve nemli bir Hollanda günü. ciddi ciddi sıcak var ve bir klimam olsa fena olmazdı diyorum. aynı zamanda arabanın da klimasının gazı bitik. en ucuz 50 euro'ya bi yer bulduk. gaz doldurtup o işi çözeceğiz. 

Bayramın 3. günü.  Türkiye'yi bilmem ama burada bayram heyecanı veya bayram telaşının T'si yok. bi iki müslüman arkadaş ve müşteri kurban kesip kesmediğimi sordu. iki üç  müslüman olduğunu düşündüğüm müşteriye  iyi bayramlar ( Happy Eid ) vs dedim. beklemediler ve sonra şaşırıp teşekkür ettiler. 


Hollanda'ya geldikten sonra bir iş arama süreci ve birde cep harçlığı yaptığım inşaat işleri olmuştu.  cidden en zor ve seni düşündüren dönem bu oluyor.  Benim gibi bir kız arkadaş bularak  yada evlenerek  gelenler ayn ısüreçten geçicek ve önlerine belkide pek iyi bir kariyer çıkmayacak. en iyi kariyer belki bir Berber dükkanı açmanız yada Dönerci açıp işlerinizin rast gitmesi olur. Bu benim konumumda olanlar için tabi. Diğer burada doğan türkler okuyup öğretmen, avukat vs olmaya çalışıyorlar.  Ana dilde Hollandaca bilmek ve eğitim almak hep çıkarlarına ( her ne kadar yabancı kökenli olsalar ve en iyi işleri kapmadıklarını düşünsek te avantajlı )


Kısa kes Andaç...

hızlıca düşünmeden  Eşimin çalıştığı yere girdim. Eşim  takım menejeri idi .2 daha sonra 3 bölümün sorumlusu idi. bi 70 kişilik takıma sürekli çalışma saatleri düzenleyip ayrıca sorunlu günlerde , hasta vs gelemeyen dönemlerde onlar yerine eleman sağlıyor, sipariş  veriyor, yeni aksiyon ve indirimler ve tezgahların düzenlenmesi ve yeniden konumlandırılmasını yapıyordu. ayrıca müşteri ilişkileri de yapıyordu. neyse ben düz bi işçi  olarak girdim buraya. Hollandaca biraz biliyorum sanıyordum ama bilmiyormuşum.  Bu arada ekmekten de anlamıyorduk.  Size şimdi sorsam kaç çeşit ekmek, börek pasta vb şey biliyorsunuz desem özellikle ekmek konusunda bi 10 ekmek ötesine gidemeyebilirsiniz .. elinizin altında  instagram var orada görsellerden yeni pastalar ve börekler efendim çörekler görsenizde işin içine girince bir başka.

Eşimin konumu ile alakasız işi kaptığımı göstermek istiyordum. diğerlerinden daha hızlı ve çalışkandım ama dil konusunda gerideydim. hep birinin yardımına ihtiyacım oluyordu. müşteri bana ilginç bi ürün soruyor ama ben daha kendi departmanımı öğrenmediğim için birde benim departmanım olmayan bir ürünün nerde olduğunu veya benzerini bulmam yardıma ihtiyacım oluyordu. Gördüğüm raf dolduran kişilere sürekli soruyordum. yani Türkiye'de bi yabancı işçi size sürekli şu nerde b unerde dese amannn  üff dersiniz  ama burda belki bi kaç kez hariç hiç sorun  yaşamadım.   dükkanı tanımak   emin olun en az 1 yıl sürdü. ama bu bile iyi bir süre şuan hala yeni ürünler  duyuyorum ama şaşırmıyorum daha önce de dediğim gibi 40 bin ürüne yakın bir yelpaze. her şeyi her kültüre ait özel bir yiyeceği bilemeyebilirsiniz.  müşteri bana pastel de nata var mı diye sorduğunda eğer gitmesem onun portekiz tatlısı olduğunu bilemezdim ama bunu diğer elemanlarda bilemez fakat gel git  araştır gez gör ilgi alanı derken onun hangi süpermarkette satıldığını da bilince insanlar senin bilgine güvenip sana soruyorlar.   

kontratım ile benden haftada 3 gün iş istenirken kontratım değiştirildi ve daha sonra sınırsız bi kontrat verildi. bunları dediğim gibi eşim menejer di diye almadım. Yabancıydım ve dilim eksikti ama bi başka şey ile onları tolere etmeliydim. bi 15 ay evvel iş yerine eşimin hamile olduğunu duyurduk. Çalıştığımız yer de organizasyon değişikliğine doğrugidiyordu. eşim doğum izni ile yaptığı menejerliği bıraktı aynı benim gibi düz işçi oldu. o  ve ben çalışma saatlerimize azalttık. haftada 3 gün şeklinde gidiyoruz.  fakat bu arada organizasyon değişikliği ile beraber daha önce yıllarca Turizmde  yaptığım  Guest contact ve Guest relations  denilen müşteri ilişkileri kuvvetli en iyi 4 eleman arasına girdim. elemanlardan biri o konumu bıraktı sonra 3 kişi kaldık.  bize özel kurslar aldırdılar. bu arada hala hollandacam mükemmel değil ama günlük hayat ile alakalı konuşabiliyor ve basit şakalar yapabiliyorum. ama Hollandacam hala mükemmel değil. bir dil kursu vs almadım.

Organizasyon değişikliği sonrası bu kurs ile  çalışma arkadaşlarımıza tavsiyeler ve geri dönüşler veriyoruz. iş yerimizin hatalı olduğu veya müşterilerin hoşlanmadığı şeyleri ve şikayetler üzerinden çözüm odaklı ilerliyoruz.

Türkiye'de ağırlıklı masabaşı bir iş (  Euro 3-4 iken ) keyfim gıcır ve güzel işim vardı. fakat 32 aydır burada bulunmam ve şuan kendimi buraya ait hissetmemin en önemli noktası '' Dil '' idi.

Buralara gelip yıllardır adapte olmayan insanların çoğu dilleri öğrenmemiş ve  kendilerini geliştirmemişlerdir.

1. unsur dil  fakat yine 1 olmasa da 1. unsur  çok çalışmak ve kendimi kanıtlamak oldu.

Hollandalı patronun eğer her iş günü saatinde işe geldiysen,  nerdeyse hasta olmadan 2-3 yıl düzenli işini görüyorsan seni sever ve kollar yine bununla beraber güler yüzlü biri isen hoş sohbetsen seni daha çok severler. o sohbet olayının dozunu bilmeli. her müşteri ile 45 dk değil ama 1 dk kısa sohbet iyidir. 

Takımın eksik eleman kaldığı günlerde sigorta gibi isen yine seni severler ve tutarlar. Menejer mutlu , patron mutlu, müşteri mutlu. daha ne..



iş yerimizde mobbing ve whatsapp grupları ve hava güzelken işleri aksatan elemanlar ile oldu ( hastayım gelemiyorum ) oralarda daha çok iş yükü binse de, tamamen fiziksel bir iş olsa da yaptığım işe alıştım. Eğer corona dönemi sonrası yüz yüze kaliteli bi kursdan Hollandaca dersleri alabilirde kendimi daha da ilerletirsem bu işi bırakıp çok daha farklı işler yapmak isterim. şuan akmasa da doluyor.  2 kişi asgari ücretten daha az bi para ile, kiralık 1 oda 1 salon evde  2 kişi demişim  ama 2 buçuk kişi artık geçinebiliyoruz.

Sizin işleriniz belki daha güzel gider daha iyi yerlere gelebilirsiniz.  Çok çalışma, şans ve kendin olman hep bir avantaj. Özellikle konuşulan dili öğrenmek en büyük avantaj olucaktır. takım arkadaşlarınızın saygısını kazanıyorsunuz. birde daha çok çalışmak.  Gelecek herkese başarılar dilerim.


Bu yazıdan sonra bağlantılı olarak sizi buraya '' Başka bir Ülke'de nasıl tutunulur ?  ''  başlığına almak istiyorum. 



Yazımı okudunuz ve her hangi bir ilham aldı iseniz ne mutlu.

Selamlar. 

Andaç



Yorumlar

  1. Caliskanliginizi takdir ediyorum, Allah cabalarinizi zayi etmez, cok daha guzel yerlere geleceksiniz, kolayliklar, tebrikler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba. Vakit ayırıp mesaj attığınız için teşekkür ederim. Size ve ailenize mutlu yıllar dilerim.

      Sil

Yorum Gönder

Merhabalar. Bloga gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim. En kısa zamanda size geri dönüş yapmaya çalışıcam.

Saygılarımla.

Andaç Abi.